Azor adaları Portekize bağlı 9 takım adadır. En yakın kara 1500 km ile Lizbondur.

Amerikaya ise 4000 km mesafesi vardır. En büyük adasi Sao Migual'de 130,839 kişi yaşamaktadır. En küçük adası ise Corvadir ve 445 kişi yaşamaktadır. Diğer adalardaki nüfusta binlerle sayılmaktadır.
Azor adasına yerli dilde AçORES diyorlar.
Azor adalarının başkenti Ponta Delgada isimli şehirdir diyebiliriz. çünkü Avrupa ve Amerika bağlantılı bütün uçuşlar bu şehir üzerinden gerçekleşmektedir.
Azor adasına en kolay ulaşım Lizbondan uçakladır. Sata havayolları adanın yerel uçak şirketidir. Sata havayolu hem adalar arasında uçus yapmakta hem de adalardan Amerikaya ve Avrupaya uçuşlar yapmaktadır. Biz Azora gelmek için istanbuldan lizbona uçtuk, ordan da Sata havayolu ile adaya geldik. istanbuldan Lizbon uçak yolculuğu yaklaşık 4 saat sürmektedir. Lizbondan azora uçuş ise 2 saati bulmaktadır.
istanbuldan Lizbona uçuş biraz uzun sürse de genel olarak rahat bir yolculuk sayılır. çünkü lizbondan Azora uçarken Atlas okyanusunun üstünde uçtuğumuzdan olsa gerek, uçak bazen çok fazla sallanmakta, haliyle bu da yolculuğu biraz sıkıcı yapmaktadır.

Azor adaları tamamen doğal güzelliklerle kaplı bir yerdir. Volkanik kayalar üzerine oluşmuş bir adadır. Bu yüzden adadaki kumsallar simsiyahtir. Normalde gÖrmeye alıştığımız sarı kumsallar yerine siyah kumlarla kaplı kumsallar vardır.
Nerdeyse adadaki bütün evler tek katlı ya da iki katlıdır. Sadece otel ve yeni yapılmış iş yerleri apartman şeklinde yüksek yapıdır. Evlerin çoğu eski ve tek katlı yapılardır.
İlginç bir de balkon yapıları vardır. Evler dümdüz inşa edilmiş düz duvara çıkma balkon yapılmıştır. Balkonları bizim balkonlarımız gibi kocaman değil sanki sadece süs olsun diye yapılmış gibidir. Bir insanın sığamayacağı kadar küçüktür.
Adaya gittiginizde gÖzünüze çarpan ilk şey kaldırımların çok küçük olduğudur.Hatta kimi yerlerde kaldırım bile yoktur. Evlerin kapıları direk yola açılmaktadır.

Ponta Delgada şehrinde bir sürü otel bulmak mümkündür. Buraya sürekli olarak büyük yolcu gemileri gelmektedir. Atlantik okyanusunun ortasında olmasından dolayı bir çok gemi burayı bir konaklama merkezi olarak kullanmaktadır. Bu fırsati iyi değerlendirmek isteyen ada halkı da daha büyük ve modern bir liman inşaatina çoktan baslamış bile. Adanın dünyaya açılan ikinci kapısı olan limanı geliştirip daha çok gemi ve yolcu ağırlamayı hedefliyorlar.
Özellikle turistik amaçla yolcu taşıyan gemiler çok sık gelmektedir. Dünya turu ya da Amerika-Avrupa turu yapan yolcu gemileri çok sık gelmekte. Ayrıca küçük yatlarıyla gezen insanlar içinde ideal bir dinlenme merkezidir. Var olan yat limanı sürekli doludur. Büyük yolcu gemileri ise bazen 1-2 gün kadar kalmakta bazende sabahtan gelip akşama hareket etmektedir. Yolcu gemileri geldiği zaman şehirde bir hareketlilik hemen gÖze çarpmaktadır. Meraklı gÖzlerle etrafi süzen, ellerinde fotoğraf makinaları olan insanlar hemen kendilerini belli etmektedir.

Adada en çok tüketilen yemek balık ve tavuk sanırım. Hangi restorana giderseniz gidin menü de muhakkak balık ve tavuk seçenekleri ilk sıralarda yer almaktadır.
çok çeşitli Balık yemeklerini menülerde bulabilirsiniz. Tuna, KÖpek balığı, iskorpit (Wreck fish) , Kılıç Balığı (swordfish) ve bir sürü değişik balık çeşidini bulmanız mümkündür.
Eğer nisan ayında Azorda olursanız 26 nisan günü adanın kurtuluş günün de ada kapısında düzenlenen konsere katılabilirsiniz. Adanın giriş kapısı olarak Kullanılan eski yapısı Önünde kutlamalar yapılmaktadır.
Azorlar adalarını tek tek gezmek kısmet olmadı. Ama Sao Migual adasında bir çok yere gitme fırsatım oldu. Ada resmen bir doğal orman parkıdır. Hiç bir şekilde orjinalliğini bozmamıştır.
Bir araba kiralayarak ada da istediğiniz yere gitmeniz mümkündür. Arabanızla kimi yerde kÖylerin içinden giderek, kimi yerde de ormanın içinden geçerek istediginiz yere gidebiliyorsunuz.
Benim çok hoşuma giden ayrı bir Özellik ise şudur : Hemen hemen her kasabanın girişinde ya da çıkışında o bÖlgeye tepeden baktığınız da bütün bÖlgeyi gÖrebileceğiniz bir gÖzetleme yeri yapmışlar. GÖzetleme yeri derken kule vb. gibi birşeyi kastetmiyorum. O kasabaya girerken ya da çıkarken muhakkak bir tepeden geliyorsunuzdur yada gideceksinizdir.

Tam o tepelik yere durup o bÖlgeyi seyredin diye küçük bir alan yapmışlar. BÖylece biraz Önce içinden geçtiğiniz kasabayi kuş bakışı gÖrmenizde mümkün olmaktadır.
Adada o kadar çok doğal güzellik var ki anlatmakla bitmez. Şelaleler, Sicak su kaynakları, kumsalları, gÖlleri, kocaman yeşil alanları vs..
Ormanın içine girdiğiniz de o kadar güzel bir sessizlik oluyor ki, bir an için için ürperiyor. O kadar çok alışmışız ki şehir hayatındaki gürültüye, ormanlık bir alandaki o güzel sessizlik bize çok tuhaf geliyor. Bazı şeylerin fotoğraflarını çekerek size aktarabilirim ama ormanın içindeki o etkileyici ve derin sessizliği anlatmama kelimeler yetmiyor.
İşte benim Azor hakkındaki düşüncelerim. Birgün yolunuz düşerde Azora giderseniz eğer bu dediklerim aklınızda olsun.
Ağustos 2007
http://picasaweb.google.com/pilot007
Tags: portekiz